Bizi biz yapan duygularımız sevgimiz,aşkımız, hüznümüz sevincimiz, ayrılıklarımız kavuşmalarımızdır.Maddenin maneviyatın sahtesinin yalanın dolanın olduğu dünyamızda neyimiz doğal kaldı yediklerimiz hormonlu giydiklerimiz sentetik ayakkabımız suni dişlerimiz takma kirpiklerimiz dökülen saçlarımız .Sevmediğimiz insanlara sahte tebessümlerimizin, yanlış olduğunu bile bile evet haklısın deyip sıyrılmamız neyimiz doğal neyimiz içten artık.
Özlemimiz evet özlemimiz yanlış duymadınız Ahmet’i, Mehmet’i, Ayşe’yi annemizi babamızı amcaoğlunu özlememiz. Bir kadının ceyiz sandığında sakladığı örtü gibi kalbimizin bir köşesindedir özlem bembeyaz el değmemiş mis gibi kokan. Ne yazık ki Özlemlerimiz de artık yavaş yavaş suni hayatın bir parçası oluyor. Teknolojinin kurbanı olup sanal ortamlarda 2 cümle bir resimlerle satışa çıkartır gibiyiz . Sağı solu reklam dolu sayfalarla çok ama çok ucuza özlemlerimizi harcıyoruz. Bırakın içimizde kalsın birilerinin parasına para katmak yerine elbet bir gün umuduyla bizde ama saf temiz halde kalsın.
En son ne zaman uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızı gördünüz, Read the rest of this entry »
Sabah kalktığınızda mırıldanmaya başlarsınız. Nerden dolandı bu dilime derken, birden yine o müzik belki sözü bile yok ama dikkat çeker kulak verirsiniz. Sonunda ise o markanın heybetli ismi mırıldanır. İyi ama bu reklammış dersiniz nerde nasıl bulurum bunu derken beni geçen yıl bir çay reklamında mırıldanan müziği günlerce aradığım gibi çebelleşirsiniz. Tam o arada sanal alemin sonsuz nimetlerinden faylanmak iytiyacı duyduğunuzda burası size mutlaka deva olacaktır. Sık kukkanılanlara eklemeniz gereken bir site. www.reklammuzik.com Basit ve kullanışlı sektör veya marka bazında reklam müziklerini bulabilirsiniz. Emeği geçenlere teşekkür ediyor ve sizlerinde bu projeye destelemenizi istiyoru.
Gereksiz Bilgilerin Gerekliği….
Ortam kalabalık tempo düşmüş ve öyle ilginç bir şey söylemelisin ki herkez sana yönelmeli hayretle dinlemelidir.
Gereklidir çünkü artık Ne Hülya AVŞAR popiler ne de Petek DİNÇÖZ bekardır .Fenerbahçe Galatasara’yı derbide yenememiştir.. Terslikler devam etmektedir Yaprak dökümünün son bölümü tekrar gösterilmiş. Acun’un dokunduğu kutular fos çıkınca sen halen Kurtlar Vadisinde Memati ölecek diye beklerken kitapların sadece özetini okuduğun anlaşılınca, O köşe yazılarını anlamayıp halen defalarca okuyor ve bunun üzerinden yorum yapmaya kalktığında çuvallıyorsan kendine ait bir düşünce tarsın olmayıp kopyala yapıştır yapıyorsan işte sana unutamıycağın bir fırsat .. www.gereksiz.net Doyasıya sömür…..!!!
Hülya Ünlü’nün Hayrettin Karaca ile röportajı…
Kırmızı süveteri delik deşik olmasına rağmen hala üzerinde, ayakkabısı yamalı. Sökük paltosunu, pantolonunu, yakalarını ters yüz ettiği gömleklerini yıllardır kullanıyor. 10 yıldır hiçbir şey almamış üzerine. Karaca markasının ve TEMA Vakfı’nın kurucusu Hayrettin Karaca ‘Param var ama tüketmeye hakkım yok’ diyerek ‘Al, tüket ve yok et’ diyen tüketim toplumuna açtığı savaşla gurur duyuyor.
KOMŞUYA VER
Dünyada tüm insanları doyuracak kadar yiyecek olduğunu ama gözü aç olanları doyuracak hiçbir şeyin olmadığını söyleyen Karaca, Türkiye’de bir zamanlar fakirleri aç bırakmayan kültürün nasıl yok olduğunu hüzünlenerek anlattı. Televole kültürünün karşısında birtakım değerlerin yok olduğunu söyleyen Karaca, çocukluk günlerinin ‘komşuyu aç bırakmayan’ kültürünün yeniden dirilmesiyle, açlıkla savaşılabileceğini söyledi. ‘Dünya ikiye bölünmüş artık. Gözü açlar ve karnı açlar. İşte o gözü açları doyurmayacağız. Bunların farkına küçükken vardım. Dilim, kültürüm gidiyor. Bağımsız bir Türkiye değiliz artık. En büyük acımız geri getiremediğimiz o kültürümüzdür’ diyen Karaca şöyle konuştu: ‘Ben bir kasaba çocuğuyum. Varlıklı bir ailenin çocuğuydum. Read the rest of this entry »

Mor sümbüllü bağım olsa
Şu İstanbul benim olsa
Neye yarar sesin yoksa
Yedi cihanda izim olsa
Her köşede sözüm olsa
Şu İstanbul benim olsa
Neye yarar sesin yoksa
Şarkılar kanadım olsa
Uçup konsam dalım olsa
Şu istanbul benim olsa
Neye yarar sesin yoksa
GÜLAY (Son Albüm)
Artık maillerinizi okumadan hiç bir şey yapmayın sakınaaa…. Hergün ilginç birşeyler duyuyoruz. Hatta bazılarını öyle itibar ediyoruz ki saatlerce bilgisayar başında oturup ona buna göndermeye çalışıyoruz. Efendim X birisi ölmüş. Araştırmışlar sormuşlar bi türlü bulamamışlar adam niye öldü. Ülkemin siyaset yapmaktan bıkan profesörlerleri bile siyaseti eylemleri bırakmışlar bu konuya değinmişler ve sonrası ise çok ama çok mühim. Meğerse adam hapı çiğnemiş evet evet çiğnemiş. Gerçi suyun, Colanın Read the rest of this entry »
Sabahları Metro çıkışında otobüs duraklarında meydanlarda dağıtılan ücretsiz 2 tane gazete var. Gaste ve 20 Dakika.Ben halen tamamen okumak için tam fırsat bulmuş değilim. Zaten işe yetişmeye çalışıyorsunuz her gün sekteye uğrayan yol planlarınız ve trafik .Turuncu yeşil elbiseli güler yüzlü kişiler Günaydın efendim diye uzatıyorlar ücretsiz sokak gazetelerini(onların deyişi) .İşyerinde okurum diyorsun alıyorsun bakmışsınki akşam olmuş veya unutmuşsun vakit bulsan da herkez çalışırken sen Read the rest of this entry »
Evet uzun bir aradan sonra nihayet o gün geldi… Beklenen diyoruz ama kim bekliyor o ayrı bir konu. Bugün 3 Mart 2008 yani resmi olmayan doğum günüm. İstedim ki bugün açılış yapalım. Herkeze hayırlı uğurlu olsun… Yazılarınızı veya görüşlerinizi bildirmeniz yeterli yayınlanıcağına emin olunn.. Esen kalın..
Maksat Muhabbet isimli sohbet programında hangi ünlüye benzediğinizi söyleyen web siteleri olduğunu duydum ve araştırdım. Myheritage.com.tr adresli sitede bir örneğini görebilirsiniz. Önden çekilmiş bir vesikalık fotoğrafınızı siteye upload ediyorsunuz. Fotoğrafınız taranıyor ve meşhurların fotoğraflarıyla karşılaştırılıyor. İşlem bittiği zaman benzeme yüzdesiyle beraber hangi ünlülere benzediğini görebiliyorsunuz. Yalnız sitenin veritabanınında Türk ünlüler yok.. Bu kadar kusur kadı kızında da olur, denemekten zarar gelmez.
www.savasyasar.com adresnden Savaş YAŞAR’ın izniyle alınmıştır. Kendisine Teşekkür Ediyorum..
Bir hoşsedaydı sevgiliden kalan gerilerde, bir aşkdı yüreğine dokunan ve bir kuş çırpınışıydı sevgilinin yüreği ürkek ve korkak. Neydi korkusu bilemezdi. Hani yaz aşkı derler ya günümüzde.Ama ne aşkı bilir yüreği nede yazı. Kışta yaşamıştı o gelinceye kadar ve onu orada gördüğünde. Biliyordu ki o artık o bildiği kişi olmayacaktı.Bir kalbi vardı kendi halinde atan, sebepsizceydi atışları ona kadar.Ama onun o yeşil gözleri.Nasıl bir renkti ki o. Yeryüzünün binlerce renginden biri değildi sanki. Ne okyanusun nede yaprağın yeşili. Sanki Tanrı ona özel yaratmıştı o rengi.O ne güzel bakışlar, o endam, o tavır.Salınışı ne de güzel işveli. O ki ayın ondördü gibi güzel.
Ne bir elmas, ne bir yakut sevdiği kadar değerli.Sevgili aşk demek yüreğinde.Ellerinizi tuttuğu anda ölüyordu sanki. Ki sevmemişdi ilk defa.Ama onun elleri ne de küçükler, pamuk gibiler.
Ama sevgili geldiği gibi gitti. Bir samyeli gibiydi. Esti ve geçti.Ama sevgili aynı sevgili. Ama o bakışlardan sonra sevdalı ne eski bildiği kişi ne de yüreğim eskisi gibi.
Sevgiliden kalan geride bir virane yürek şimdi.





Son Yorumlar